Sadece kayıtlı üyeler yorum yapabilir. Bir kaç saniye içerisinde kayıt olabilirsiniz.
Blover
Tt de bl diye gördüm suç dizisi gibi
Mia_
ilk bölüm güzeldi ilerleyen bölümlerde hep aynı konuya odaklanmak yerine farklı şeyler olursa sıkacağını sanmam bir kaç bölüm daha izleyelim bakalım nasıl ilerleyecek..
ilknur59
merak uyandırıcı...
SeyyahYolcu
İlk bölüm itibarıyla dizi, izleyiciyi bilinçli olarak konforsuz bir alana sürüklemeyi hedefliyor ama bunu yaparken yer yer kendi temposuna yeniliyor. Hikâye, modern ilişkiler ve yalnızlık üzerine karanlık bir tablo kurmaya çalışsa da açılış bölümü bazı sahnelerde gereğinden fazla dolambaçlı hissettiriyor; özellikle zaman atlamaları ve parçalı anlatım henüz güçlü bir dramatik karşılık üretmeden kullanıldığı için izleyicinin duygusal bağ kurmasını zorlaştırabiliyor. Buna rağmen atmosfer kurma konusunda ciddi bir özen var. Jason Bateman’ın kontrollü ve bastırılmış oyunculuğu karakterin iç gerilimini başarılı şekilde taşırken, David Harbour daha kaba ve kırılgan bir enerji getirerek denge oluşturuyor. Ancak yan karakterlerin şimdilik yalnızca hikâyeyi ilerletmek için varmış hissi vermesi önemli bir eksik. Kara mizah tonunun bazı anlarda doğal akmak yerine özellikle vurgulanmış gibi durması da ritmi kırıyor. İlk bölüm, büyük bir patlama yapmaktan ziyade soru işaretleri bırakan bir açılış olmuş: potansiyel açıkça hissediliyor ama dizinin gerçekten güçlü bir anlatıya dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek olan şey, ikinci ve üçüncü bölümlerde bu karmaşayı anlamlı bir bütün hâline getirip getiremeyeceği olacak.
Tt de bl diye gördüm suç dizisi gibi
ilk bölüm güzeldi ilerleyen bölümlerde hep aynı konuya odaklanmak yerine farklı şeyler olursa sıkacağını sanmam bir kaç bölüm daha izleyelim bakalım nasıl ilerleyecek..
merak uyandırıcı...
İlk bölüm itibarıyla dizi, izleyiciyi bilinçli olarak konforsuz bir alana sürüklemeyi hedefliyor ama bunu yaparken yer yer kendi temposuna yeniliyor. Hikâye, modern ilişkiler ve yalnızlık üzerine karanlık bir tablo kurmaya çalışsa da açılış bölümü bazı sahnelerde gereğinden fazla dolambaçlı hissettiriyor; özellikle zaman atlamaları ve parçalı anlatım henüz güçlü bir dramatik karşılık üretmeden kullanıldığı için izleyicinin duygusal bağ kurmasını zorlaştırabiliyor. Buna rağmen atmosfer kurma konusunda ciddi bir özen var. Jason Bateman’ın kontrollü ve bastırılmış oyunculuğu karakterin iç gerilimini başarılı şekilde taşırken, David Harbour daha kaba ve kırılgan bir enerji getirerek denge oluşturuyor. Ancak yan karakterlerin şimdilik yalnızca hikâyeyi ilerletmek için varmış hissi vermesi önemli bir eksik. Kara mizah tonunun bazı anlarda doğal akmak yerine özellikle vurgulanmış gibi durması da ritmi kırıyor. İlk bölüm, büyük bir patlama yapmaktan ziyade soru işaretleri bırakan bir açılış olmuş: potansiyel açıkça hissediliyor ama dizinin gerçekten güçlü bir anlatıya dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek olan şey, ikinci ve üçüncü bölümlerde bu karmaşayı anlamlı bir bütün hâline getirip getiremeyeceği olacak.