Sevdiklerini kurtarmak için ne kadar ileri gidersin? İşte Christian, Suriye'ye kaçak girip oğlu Adam'ı ararken bu sorunun cevabını bulmak zorunda. Savaşla harap olmuş bu ülkede, her şeyden vazgeçmesi gerektiğini anlıyor.
Süre
98 dakika
İzlenme
21,629 izlenme
Kategori
kesinlikle sonuna kadar izleyin muhteşem 100 üzerinden 100
Güzeldi 💥 film olarak ✨🌟 söylenecek söz kalmadı
Bron/Broen’den tanıyacağınız yönetmen Charlotte Sieling’in yönettiği Danimarka yapımı bir IŞID filmi. Avrupa’daki refahı yüksek ülkelerden IŞID’e olan katılımlar yüksek. Danimarka da bundan nasibini alan Avrupa ülkelerinden. Daha önce farklı Avrupa ülkelerinden benzer yapımlar görmüştük. Bu da IŞID konusunda Danimarka’nın tepkisi. O kadar dertsiz, tasasız yaşıyorlar ki en büyük dertleri IŞID ve Belçika, Danimarka, Hollanda, Fransa, Almanya, İngiltere, İsveç, Norveç yapımı bir sürü benzer film izledik bu konuyla ilgi. Film genel olarak beklentimin altında ancak Orta Doğu’nun sinematografisi doğru yansıtıldığında en kötü filmi bile belgesel izler gibi izlettiriyor. Bu filmde aksiyon, dövüş sahnelerinden öte film biterken öne çıkartılan ana unsurlar duygu, empati ve aile dramı olmuş. Gerçekten kaybolmuş birisini kurtarabilir misiniz ? Film bu sorunun cevabını arıyor. Basit olay örgüsü, film süresi ve anlatacağı hikayeyi fazla bulandırmadan direkt anlatması aslında filmi izlenir kılan üç ana neden. Sonda bir sahne daha olabilirdi, biraz acele bitirmişler. Gözden kaçan bir nokta da başrol oyuncusu. Hakkını vermek lazım. Sorunsuz bir şekilde Arapça’dan Danca’ya, sonra bir anda İngilizce’ye çok rahat geçiş yapıyor. Filmin eksi yanlarından akılda kalanlara bakacak olursak, başroldeki karakterin derinliğinin olmaması göze çarpan ilk olumsuzluk. Geçmişi, Afganistan’a yaptığı seferler sadece Arapça konuşabilmesine gerekçe olarak yazılmış gibi. Adam’ın neden kaçıp IŞID’e katıldığı da hiçbir zaman açıklanmıyor. Filmi Danimarka’da gömmüşler. Adam’ı oynayan oyuncunun ne kadar kötü oyuncu olduğundan, işleri hep fiziksel güzelliği sayesinde aldığından bahsetmişler. Ne kadar gömülürse gömülsün, Charloette Sieling imzası taşıdığı için izledim. Size de aynısını tavsiye ederim. 5.5/10
Evlat sahibi her baba izlesin
Nikolaj Lie Kaas'ın oynadığı Dedektif filmlerin beğenirim, ona yakışıyor
12. Yüzyılda "Tanrı adına" önce Hıristiyan Constantinopolis'i yağmalayan, sonra Kudüs'te yaşayan bütün Müslüman halkı kılıçtan geçiren Haçlı mirasçısı Danimarkalı, IŞİD'i görünce "Bu benim Tanrım değil, bunlar katil-soyguncu" diyor ama Haçlıları hatırlamıyor, oğlunu kurtarmak için IŞİD' katıldığını, "hain" infaz ettiğini de unutuyor: Bozulmuş-çarpıtılmış İslâmı kendi özel meselesine göre yorumluyor. Herkes de öyle galiba, oğlu dâhil....
Allah kimseyi evladı ile sanımasın dedirten ibret verici film olmuş!