Norveç’in en önemli sinemacılarından Joachim Trier bu kez gerçeklikten bir nebze uzaklaşıyor ve âşık olunca doğaüstü güçlere kavuşan bir genç kızın hikâyesini beyazperdeye aktarıyor. 1980’lerin Japon animeleri, Stephen King romanları ve synthesizer müziklerinden ilham alan filme adını veren Thelma, kasabadaki hayatını ve dindar ailesini geride bırakarak Oslo’ya, üniversitede biyoloji okumaya giden çekingen bir kızdır. Burada, güzel sınıf arkadaşı Anja’ya âşık olur, ancak bu durum Thelma’ya fazla ağır gelir. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale kazanan Reprise / Tekrar ve Oslo, 31 Ağustos filmleriyle tanıdığımız Joachim Trier’in özel efektlerden destek alan ve Norveç'in oscar adayı seçilen filmi Thelma, uluslararası prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı.
Not Rated
Süre
117 dakika
İzlenme
53,129 izlenme
Kategori
Değişik bir film 7 yi zorlar
bok gibi bir film asırı duragan ve sacma bir konusu var
hiçbir esere bok gibi diyemezsin, bu yorumu onaylayanı da kınıyorum.
Garip bir film. İyi veya kötü kategorisine konulamayacak enteresan bir konusu var. Ne diyeceğimi bilemedim. İzlenebilir de izlenmeye bilir de. Filmin ilk yarısı diğer yarısına göre daha durağan
1:46:16 Thelmaa bu nasil manifest yavrummm AYNISINDAN ISTIYORUMMM!!!!
izlemeyin izlettirmeyin lütfen
Kültür, bireysel özgürlüğe bir engeldir.
Ben anlamıyorum bu insanları… Size ne kardeşim, bir insanın eşcinsel olup olmamasından? Sevmiyorsanız laf atmayın. Laf atıyorlar, sonra da bağırıp çağırıyorlar ki “onur yürüyüşü yapmayın.” Sanki cemaatin işi gücü yok da her sabah kalkıp rutin olarak onur yürüyüşü yapılıyor. Gelmişler bir de “yok hastalıkmış, yok şöyleymiş, yok böyleymiş” diye konuşuyorlar. Peki madem öyle, bilimden daha iyi biliyorsunuz da “çaresi olmayan hastalığı” olan insanları yargılıyorsunuz? Kimsiniz siz, Allah mı gönderdi kardeşim sizi? Madem hasta, neden çuvallıyorsunuz, neden eleştiriyorsunuz insanları? Çünkü siz de biliyorsunuz ki bu kararla olunacak bir şey değil. LGBT bireyi olup olmamayı insanlar seçebilselerdi, şu an LGBT diye bir şey olmazdı. Empati kuramıyorsanız, yakanızdan tutup zorlayan yok sizi. O zaman oturun oturduğunuz yerde, kendi sıkıcı hayatınıza bakın ve insanların hayatlarını sorgulamayın.
Tanrıyı aratmayın, çizerim.
koç gibi Norveç gerilim. aşağıda anıran bastırılmış sigmaların yorumlarına aldırış etmeyin.
Genellikle izlediğim İskandinav yapımlarını hep sevdim bu da güzeldi filme gelirsem babasının gereksiz yere öldürmesi hoşuma gitmedi aynı şekilde kardeşinide ve sevgilsini yok edip geri getirmesi acımasızcaydı aynı şeyi ailesi için yapabilirdi bence filmin derin ve metaforik anlatımı kesin vardır birazdan youtube'dan izleyeceğim film için puanım 7.5/10