Sinema tarihinde her yaptığı filmin bir türün en başarılı örnekleri arasına girdiği yönetmen Stanley Kubrick'in korku-gerilim türünde yarattığı şaheserdir. Film Jack isimli bir yazar (Jack Nicholson), Wendy isimli karısı (Shelley Duvall) ve Danny isimli (Danny Lloyd) çocuğundan oluşan Torrance ailesinin yazarın romanını yazabilmesi için ıssız bir otelde inzivaya çekilmeleriyle başlar. Çocuğun telepatik güçleri onun otelin geçmişindeki rahatsız edici görüntüleri görmesine neden olur. Yazar baba da aynı şekilde otelin hayaletleriyle diyaloğa geçmesiyle birlikte yavaş yavaş çıldırma noktasına gelir. Filmin devamı ile ilgili daha detaylı bilgi vererek izlememiş olanları bu keyiften mahrum etmek istemediğimden konu kısmını bu kadarla sınırlı tutuyorum. Filmle ilgili detaylar da en az filmin kendisi kadar efsaneleşmiştir. Filmin geneli özellikle de Jack Nicholson'ın sahnelerinin çoğu doğaçlama çekilmiştir. İddia edilir ki Shelley Duvall tekrarların sayısı yüzünden sonunda çok az konuşmayla pasif bir oyuna dönmüştür -ki bunun filmdeki karaktere tam uyum sağladığını belirtmek gerekir. Yine filmde inanılmaz bir performans sergileyen çocuk Danny Lloyd'un filmin korku filmi olduğundan haberi olmadan film tamamlanmış ve bu kadar iyi performans göstermesine rağmen biyoloji öğretmenliği yaparak hayatına devam etmiştir (Bu çocuk Stanley Kubrick tarafından 5000 -beşbin- çocuk arasından seçilmiştir). Filmin afişinde de kullanılan kapı kırma sahnesi ilk çekimde kolay kırılması için ince çürük tahtalardan yapılmış ama Jack abimizin bu kapıyı tek vuruşta tuzla buz etmesi sonucu filmde orjinal kapının kırılma sahneleri kullanılmıştır. Stanley Kubrick bu filmin çekimine 1.3 milyon feet film harcamış - tekrar çekim sayısını siz düşünün... Filmin ismi olan "shining" çocuğun telepatik güçleri düşünüldüğünde türkçeye "aydınlanma" olarak tercüme edilmesi gerekirken Jack karakterinin çıldırması ve 'shining' kelimesinin 'parlama' anlamından dolayı bir korku filmine daha çok yakışacağı düşünülen 'Cinnet' ismiyle tercüme edilmiştir
18 yaş ve üzeri için uygun.
Süre
144 dakika
İzlenme
205,872 izlenme
Kategori
Karda yüzen köpekbalığı filmi varmış arkadaşlar. Bu filmi beğenmeyenler oradan devam edebilirler.
Kitabı okuyup birde filmini izleyeyim dedim. Bu filmi 8.4 yapan kişiler net kitabı okumamıştır. Kitaptan uyarlanan bir film nasıl olurda kitapla alakalı ir şey içermez? Kitaptan uyarlanan kısımlar; Filmin adı, karakter isimleri, otel adı ve Stephen King'in romanından uyarlanması. Bana kalırsa 1/10 ki zaten Stephen King bile beğenmemiş haklı olarak. Yazacak o kadar çok şey var ki... Çok kötü bir film. Bana biraz bütçe verseler bu kitaptan uyarlayarak tarihin en iyi Gerilim/Korku filmini çekeceğime eminim. Nasıl bu kadar kötü bir film yapabilmiş şaşkınım doğrusu.
Romanla aynı olmaması kötü film olduğu anlamına mı geliyor?
Yok roman ile alakası yokmuş, yok sıkıcıymış, Romanı okuduysan orada kal bu roman değil bu bir film ve Film mantığı ile yapılır ve izlenir, sıkıcı bulanlar ise demek ki sizin zeka seviyeniz bu tür sanat eserlerine uygun değil.
garip ya zaman kaybı mı iyi mi anlamadım beeğenmedim ben ya
Stanley Kubrick'in,Stephen King'in romanının sadece ilk yarısını kullanıp,sonunu tanınmayacak derecede değiştirerek katlettiği bir film.Filmi beğenen insanlar ya yönetmenin papülaritesinden dolayı yada romanı okumadıkları için beğeniyor olabilirler ama bu uyarlama açık bir şekilde romana yapılan büyük bir saygısızlıktır.Stephen King'de Stanley Kubrick'in uyarlamasını hiç beğenmemiş ve romanı ile ilgisi olmadığını belirtmiştir.Stephen King,1997'de romana sadık bir mini dizi versiyonunu yapmıştır.Ancak eser kendisine ait olmasına rağmen film hakları Warner Bros'a ait olduğu için Stephen King,romana sadık olan mini diziyi yapabilmek için Stanley Kubrick'in uyarlamasını medyada eleştirmemek için bir anlaşma imzalamak zorunda kalmıştır.Bana göre Stephen King'in romana sadık olarak yaptırdığı mini dizi,Stanley Kubrick'in uyarlamasından kat kat iyidir.Bu filmin verdiği sıkıntı ve azaba bir kere daha katlanmaktansa,1997 yapımı mini dizi versiyonunu 10 kere arka arkaya izlemeyi tercih ederim.
Günümüz sinemasının bir-iki ayda paketlenip sunulan, derinlikten yoksun yapımlarının aksine The Shining, her sahnesi yüzlerce kez tekrar edilerek bir yılı aşkın sürede tamamlanmış bir deha ürünüdür. Bu film, hızlı tüketime odaklı, sanatsal inceliği kavrayamayan kitlelerin değil; her karedeki kompozisyonu ve psikolojik derinliği ilk saniyeden itibaren hissedebilen "kaliteli izleyicinin" alanıdır. Cahil bir zihin, filmin ağır ve emin adımlarla ilerleyen temposunda ilk 15 dakikada sıkılıp pes ederken; vizyon sahibi bir sinemasever, Kubrick’in kurduğu o kusursuz labirentin içinde kaybolmanın hazzını yaşar. Aslında bu filmi beğenmek, bir noktada izleyicinin kendi sanatsal kalitesini ve entelektüel sabrını da ortaya koyar. Benim de naçizane düşüncem; The Shining’in sadece bir korku filmi değil, her izleyişte yeni bir detay keşfettiren, zamana meydan okuyan bir tablo olduğudur. Kaliteyi anlamayanın sıkılması, filmin bir eksikliği değil, izleyicinin o derinliğe yetememesidir.
Katılıyorum. Bir film gurmesinin filmi sevebileceğine inanıyorum.
çok sıkıcıydı
zulawski'den possession yükleyebilir misiniz acaba hic bulamadim
Kitabını okumuştum sonra izlemye geldim yeniden ve her zamanki gibi harika bir film
margherita kardeş, film ayrı roman ayrı. Romanla birebir aynı olmaması filmin kötü olduğu anlamına gelmiyor. Ben romanı okumadım hiç. Yalnızca filmi izledim ve film harika. Romanı niye katıyorsun buraya
Kitabı okuyup bu filmi beğendiysen ya kitabı okumamışsındır ya da filmi izlememişsindir hangi yalanı seçiyorsun?
Bok gibi bir film hele o son ne yani yarıda mı kalmış bütçe mi yetmemiş
Devam filmi var doktor sleepy bu boşuna gidmediyse onuda izlemeni tavsiye etmem ümumiyyetle sen film izleme
ya senin flmlerden b bokk anladığın yok bütün herkez şaheser derken br sen akıllısın bütün dünya mal öyle m