Süleyman’ın Hikayesi (L’histoire de Souleymane), Paris'te yiyecek teslimatı yapan sığınmacı Souleymane'nin hikayesini konu ediyor. Paris’te sığınmacı olan Souleymane, yemek dağıtmak için Paris sokaklarında pedal çevirir. Yasal ikamet hakkı elde etmek amacıyla yapılacak görüşmeye hazırlanmak için sadece iki gün vardır. Souleymane, hayatı için bu çok önemli görüşmeye zamanında hazırlanabilecek midir?
Yorumlar film hakkında yanıltıcı olabilir kişiden kişiye değişir bence vermek istediği mesajı çok net yansıtmış bazıları final sahnesine takılmış sonu kötüydü gibi şeyler yazılmış gerçekçi yaklaşıma ters bazı filmler böyledir ucunu açık bırakır önemli olan olumlu ya da olumsuz olması değil süreci anlatıyor dışlanmayı aidiyetsizliği hiç bilmediğin bir ülkede hayatta kalmak için verilen mücadeleyi sonunun olumlu olduğunu canlandırdım kafamda ve film benim için bitti güzeldi sürece odaklanmak gerek aksi takdirde yaşamdan nasıl keyif alabilir insan.
Sonu bir sürü soru işareti ile kapanarak bitti daha etkileyici bir mesaj verilebilirdi ama amaç zaten mültecilerin hayatını yaşatmak zorlukları göstermek çok film etkisi beklememek lazım
Boşa geçen 1.5 saatten başka bir şey değil
sonu kotu cevapsiz bitdi
dünyada ölümden başkası yalan.
Sonu çok berbat. Her şey havada kaldı. Ama film gerçekten güzel. Göçmenlerin hayatlarını birebir yansıttı. Fransız insanının ise kendi sömürdüğü göçmenlere karşı ne kadar gaddar ve pişkin olduğunu da gördük. Halbuki o restorandaki lavuk refahını Süleyman'ın atalarına borçlu. Bunca sömürge yapmasına rağmen iç güvenlik zaaflarının hala olması, teknolojisinin sömürge yapmış bir ülkeye kıyasla daha kötü olması gibi nedenler aslında Fransız halkının ne kadar düşük potansiyelli olduğunu gösteriyor. Sanırım Napolyon'un savaşlardaki başarısı da buradan kaynaklanıyor. İnsanlarına aşırı milliyetçilik pompala ve üstün ırk olduğuna ikna olmuş askerlerini savaşa gönder.
İnce belli bardakta çay içmesi-fonda Candan Erçetin çalması ve Süleyman'ın doğum tarihinin büyük İstanbul depremiyle aynı gün olması beni bi tık etkiledi. Sanırım senarist orul orul Türk
Olumlu olumsuz bir cevap verseydiniz=)
Yarım kaldı hikayede pek açıklayıcı bir şeyde yok açıkçası pek sevemedim eksik bir film olmuş
Festival filmleri genellikle öyle yazılıp öyle çekiliyor yapacak birşey yok
Bir Fransız filminde dinlemeyi beklediğim en son şarkılardan biri olabilir. Candan Erçetin'in Yalan isimli şarkısı... (1:02:11-1:03:00)