Görünürde mükemmel olan hayatı 8 Ağustos 2025 günü başına yıkılan genç müze küratörü Mesa'yı konu alan Aynı Dün; baş döndürücü, yürek ısıtan bir romantik komedi. Mesa, iş yerinde bir krize maruz kalıp nişanlısı tarafından reddedildiğinde işlerin daha da kötüleşmesinin mümkün olmadığını düşünür. Ta ki bu korkunç gün kendini tekrar etmeye başlayana kadar. Bir zaman döngüsünün içinde sıkışıp kalan Mesa, en kötü gününü tekrar tekrar yaşamak zorunda kalır. Ama her uyanışında kendi kusur ve korkularıyla yüzleşmeye girişir. Sürekli aynı günü yaşamanın ardındaki gerçeği ortaya çıkarıp bu mucizevi, bitmeyen döngüden kurtulmayı hedefleyen Mesa, içinde bulunduğu kaostan kendine bir misyon çıkarır.
Süre
119 dakika
İzlenme
4,669 izlenme
Türler
Kategori
Bu filmi izlemek, zihinsel bir işkence seansı gibiydi. Senaryo o kadar akıl almaz derecede mantıksız ve zavallıca ki, insanı hayretler içinde bırakıyor. Karakterlerin motivasyonları bir sis perdesinin ardında kaybolmuş, olay örgüsü ise bir labirentten daha karmaşık ve anlamsız. Öyle ki, bu filmin mantık sınırlarını zorladığını söylemek bile yetersiz kalır; adeta mantığın kendisini hiçe sayıyor. Filmin temel konsepti, bir zaman döngüsüne sıkışmış bir karakterin kendi kusurlarıyla yüzleşmesi üzerine kurulu olsa da, bu işleniş biçimi o kadar sığ ve tekrarlayıcı ki, izleyiciyi bir an olsun bile içine çekemiyor. Her tekrar eden gün, bir öncekinden daha da sıkıcı ve anlamsız hale geliyor. Bu durum, insanın içindeki yaratıcılığı ve umudu törpüleyen, adeta bir varoluşsal bunalım yaşatan bir deneyim. Hikayenin bu denli saçma sapan bir yöne savrulduğunu görmek, beni o kadar şaşırttı ki, "Keşke Hitler geri gelse de bu senaristlere birkaç tokat patlasa da kendilerine gelselerdi!" diye düşünmeden edemedim. Bu kadar kötü bir yapım, ancak böyle absürt bir senaryo ile mümkün olabilirdi. Film, potansiyelini tamamen israf etmiş, izleyicinin zamanına ve beklentilerine büyük bir saygısızlık etmiş bir eser olarak hafızamda yer edecek.