90’lı yılların sonu... Alternatif kitaplar basan bir yayınevinin sahibi olan Kaan (Nejat İşler) ile Kadıköy’de bar işleten, çok sıkı bir plak ve efemera koleksiyoneri olan Mete (Yiğit Özşener) bir radyo programı yapmaktadırlar. İkili arasında gelişen doğal diyalog ve ‘geyiğe’ dayalı yürüyen programı, onları dinleyen kimse yokmuş gibi bir rahatlıkla sürdürmektedirler. Bu espirili ve doğal hallerini dinleyen hayran kitlesinin giderek artıp, programın şöhreti hızla yayılırken Kaan ve Mete eski hayatlarına aynen devam etmektedirler. Hergün başka kadınlarla yalnızlığını gidermeye çalışan Kaan, aradığı aşkı Zeynep’de (Ahu Türkpençe) bulur ve bu aşkı, karakterlerindeki tüm farklılıklara rağmen tutkuyla yaşamaya çalışır; Dinleyenlerin ‘kendi kaybını’ bulduğu ‘Kaybedenler Kulübü’, toplumun farklı kesiminden insanları biraraya getirerek adeta bir ‘ortak mahalle’de buluşturur. Kendi yalnızlıklarıyla bile sonuna kadar dalga geçerken, hayata karşı bir o kadar sert tutum da sergileyebilen, hayatın kıyısında yaşayan Kaan ve Mete’nin renkli hayatlarını yansıtan programın tutkunları da ‘Kaybedenler Kulübü’nün üyeleridir artık…
Süre
105 dakika
İzlenme
74,166 izlenme
Kategori
Puanı bir tık fazla ama izlenir.
İstanbul farklı bir yer. Biz Ankaralılara çok uzak bi kültür. Yobazlık değil bu tabi de, bu kadar rahatlıkta değil. Bana göre değil bu film. Ben biraz daha gelenekselciyim.
Bayağı garip hisler uyandıran, Türkiye’de görmesi pek normal bir film değildi. Umarım hiçbir zaman gerçekten boşluğa düşmez ve filmdekileri hissetmezsiniz. İyi bir hayatınız olsun, iyi geceler mümkünse... (objektif bakmak gerekirse iyi bir film değildi; monoton, aynı konuları tekrarlayan bir film olduğunu düşünebilirsiniz. Ama boşluğu ve o kaybolmuşluğu yansıtabilmek için boş geçen karanlık dakikalar işlenmiş. Gittikçe derine düşüyorsunuz. İzlenmese de olur fakat anlayana etkileyici, anlamayana sıkıcıdır. Bence 8/10, objektif olarak 5/10)
iki keş insanın üst düzey cinsel performanslarını başarı ile sergilediği ,alabildiğine geniş yaşamlarını anlatan bir film...öyle ultra sevişgen bir tip ki bunlar seviştikleri kızlara sürekli "senin adın neydi" repliğinden bıkıyorsunuz film boyunca....öte yandan filmin bütünü sürecinde Türkçenin yakışıklı ve etkili kelimelerini birleştirip kurulan fantastik cümlelerinin gerek anlamlarını ve gerekse içinde barındırdığı subliminal mesajları ayıklamak için beyninizi yakmak durumunda kalarak filmin sunacağı sanatsal ritimden uzaklaşıp uzay boşluğunda savruluyorsunuz...Şiirsel ve edebi bir ambians oluşsun,şekil film olur diye uğraşırken çok ama çok fazla ve gereksiz kasmışlar...Lan ben buna 7-8 puan vereyimde entellektüel kimliğim zarar görmesin ruh haliyle puanı bu seviyelere taşınmış...Nejat İşleri seven,sanata,bilime ve çağdaşlığa inanan biriyim lakin bu filne Puanım 3..
ki sen ironileri anlamamışsın :D
yugoturk sırf senin yaptığın yoruma karşılık vermek için abone oldum. film bu yahu bir dönemi anlatan sadece ve sadece bir film ne mesajlar barındıyormuş anlamadım. Ben belkide 10 kere seyrettim ve şimdi yine seyrediyıorum hemde keyifle senin kafa yapınla alakalı bazı şeyler yetiştirilme tarzınla alakalı anladın mı? Keş dediğin insanlar en iyi oyuncular. Biraz geniş düşün düşün ki dünyan genişlesin.;)
Aşk,şiir,muhabbet ve motosikletleri seviyorsanız kaptırın kendinizi gitsin. Kaan'ın dediği gibi kim lan bu erol egemen!
bir şey unutmadınmı
Senaryo kaliteli değil çok ağır ilerliyor izlemez isenizde bir şey kaybetmiş olmazsınız 10/5
kral devam filminin fragmanı vermssin filmi vericekmisin
telifli hocam
Bu tarz insanlar boş oluyor boş insanların boş hikayeleri olur.
hassiktir mal