Eski fotoğrafçı RJ Decker, Güney Florida'da özel dedektifliğe soyunur. Yanında gazeteci eski aşkı, onun polis eşi ve tehlikeli geçmişinden gelen gizemli bir kadın vardır. Bu kadın, Decker'a yardım mı edecek yoksa başını belaya mı sokacak?
Süre
0 dakika
İzlenme
839 izlenme
R.J. Decker kötü bir dizi olmaktan çok, fırsatlarını harcayan bir dizi. Kâğıt üzerinde ilginç görünen bir ana karaktere sahip: düşüş yaşamış, hatalar yapmış, geçmişiyle boğuşan bir adam. Ancak dizi bu karakteri derinleştirmek yerine çoğu zaman yüzeyde kalmayı tercih ediyor. Senaryo risk almaktan çekiniyor; karakter çatışmalarını, ahlaki ikilemleri veya psikolojik gerilimleri geliştirmek yerine güvenli ve tanıdık polisiye formüllerine yaslanıyor. Vaka hikâyeleri iş görüyor ama nadiren heyecan veriyor, çoğu zaman da bir sonraki bölüm geldiğinde unutuluyor. Florida'nın kendine özgü atmosferi ve yer yer çalışan mizah anlayışı olmasa dizinin ayakta kalması daha zor olurdu. En büyük problemi ise izleyicide merak uyandırmak yerine rahatlık hissi yaratması; bu da kısa vadede keyifli olsa da uzun vadede sıradanlığa dönüşüyor. Sonuç olarak R.J. Decker, kötü olmadığı için izlenebilen ama gerçekten iyi olmak için gereken cesareti gösteremeyen bir yapım gibi duruyor. Benim puanım 6.3
İlk bölümünü şöyle yemek yerken izleyeyim dedim bir bakmışım ki 3. bölümdeyim. İyi sardı.