Portekizli genç Cizvit rahipleri Sebastião Rodrigues (Andrew Garfield) ve Francisco Garrpe (Adam Driver), onlara yıllarca akıl hocalığı yapmış Cristóvão Ferreira'nın (Liam Neeson) Japonya'da dinini inkar ettiğin haberini almıştır. Buna inanmakta zorluk çeken iki genç rahip, durumu kendi gözleriyle görüp incelemek, bir yandan da misyonerlik görevini sürdürmek için Japonya'ya giderler. Burada inançlarını gizli olarak sürdüren gizli Hıristiyanlarla birlikte büyük baskı ve zorluklara maruz kalacaklardır. Sessizlik filmi, Japon yazar Shūsaku Endō'nun 1966'da yazdığı aynı adlı romandan Martin Scorsese tarafından uyarlandı. Kitabın 1971'de Masahiro Shinoda tarafından çekilmiş bir uyarlaması daha bulunuyor.
18 yaş ve üzeri için uygun.
Süre
161 dakika
İzlenme
73,262 izlenme
Kategori
Kötülük problemi tanrının sessizliği mükemmel işlenmiş psikolojik acı inanc ve dayanma cennet vaaidi
dünya üzerinde ilk gününden son gunune kadar en buyuk dolandırıcılık dınlerdır bunu kımse ınkar edemez
Yoo, ediyorlar! Hangi hırsız ben hırsızım der?
Bana hitap etmedi 10/5
Konu mükemmel işlenmiş.
Çok etkileyici bir film, inanç çatışması, misyonerlik savaşları...Yeryüzündeki her din birbirine baskın çıkıp taraftar toplamaya, biri diğerini yok etmeye çalışıyor. Bu uğurda katliamlar yapılıyor. Sorsan hepsi HOŞGÖRÜ'den bahseder. RİYA'nın aynada yansıması gibi, hangisinin ışığı daha çok gözünü alıyorsa o taraftasın. Yaşasın özgür ruhlar ..
ne mal bi konu lan sen aq portekizinden niye kalkip japonyaya geliyorsunki senin dinine inanmiyorlar diye sanane lan kendi ülkenizin sorunu mu bitti
Adam ilk başlarda söylüyor zaten Hz İsa bize hristiyanlığı bütün dünyaya anlatmayı vasiyet etmiş diye,amma bencede gerek yok gitmelerine
iyi film...Emekleriniz için çok teşekkürler.
cox super 1 film
Hristiyanlarin zulüm gördüğü ilk filmim
dünyada çok fazla acı çekiyordum sebep yokken üstelik.. ama geçip gittiğine bizzat şahit oldum yıllarca hapis yattım uyuşturucu kullanmak ve hırsızlık suçlarından.. Ve gün geldi özgür bıraktılar.. modelleme yapacak olursak eğer Acılarımız son bulacak şüphesiz.. dağ gibi bir insanın bir ay içerisinde kanser olup felç geçirip akabinde vefat ettiğine şahit oldum.. bir köpeği en son gördüğümde 6 aylıktı ve hiç durmazdı çok hiperaktifti, yıllar sonra vefat ettiğini duydum.. birçok yaşam formunun döngüsünde olduğunu gördüm ve anlam yüklemeye sorgulamaya da devam ettim... neden buradayız ? gerçek yegane öğreti herbirine ayrı ayrı cvp lar veriyordu lakin ben ne kadarını alabiliyordum... bunu olaylara karşı verdiğim tepkilerde görebiliyordum... durmadan öğreniyor uygulamada tembellik edip gereksiz ahkam kesiyordum... yaşlanıyorum.. beyazlarımdan haber alıyordum.. bu bir yolculuktu sonsuzluğa olan.. inanca dair.. ölsem bile ölmeyeceğimi hissedebiliyordum... inanç tam olarak böyle birşeydi... muhteşem bir kainat ilim bilim vs vb bir türlü açıklanamıyordu.. insanlık olduğu yerde sayıyordu.. bunu kimse bilmiyordu.. yada ben öyle sanıyordum.. muhtemelen hemfikir çok sayıda düşünür vardı.. buda tüm yalnızlığımı dindiriyordu.. içselim gözyaşlarında boğuluyordu.. aralıksız sonsuza dek ağlayabilirdim.. böyle yoğun bir durum olamazdı.. bunun adı sadece inançtı.. aklım fikrim herşeyim şüphesiz kabul etmiş o doğrultuda durandı... acaip günahlara batmış geriye kalan bu benle yaşamak zorunda olandı.. inanç çare değil gerçek olandı.. tatmin olmak nedir ölmeyen tatmayandı.. görmeyen bilmeyendi.. kimse tatmin oldum diyemezdi.. koca bir yalandı dünya hayatı.. dalanlar bir bok anlamayandı.. anlayanlar içlerinde yaşayandı bilinmeyendi.. bilinmeyene yolculukta olandı insan.. kısmen bildirilene.. şimdi canlandır toprağın altındaki seni.. korkmayasın .. sakın.. sadece inan.. bu masal değil.. içsel tarafımdan akanlar.. kalbimden geçenler.. ruhumdan ruhuna oradan kalbine.. Saygılarımla sevgilerimle tüm samimiyetimle..
Sonra okuyacağım
iyi cigara
kırmızı mı?
Ne çektin sen beee :D